Goodreads okurlarına göre 2018’in en iyi fantastik kitabı.

Ben, Kirke kitabı Madeline Miller’in mitolojik bir kitabıdır.Yazarın yaklaşık 10 yılı süren Latince ve Yunanca öğreticiliğinin var olması hikayedeki anlatımından ve dilinden açıkça belli oluyor. Dile hakimiyeti sizi hikayenin içine sokacak cinsten ilerliyor. Aynı zamanda yazarın ikinci kitabı olmasına rağmen kitabı oldukça tanınan ve değerli ödüller almış bir kitaptır. Lakin bilinmelidir ki eğer ki bu mitolojik kavramlara aşina değilseniz her şey birbirine girebilir, isimler kafanızda yerle bir olabilir. O yüzden okumadan önce mitolojiye en azından göz atmanız gerektiği taraftarıyım. Ne de olsa sizde bilmediğiniz bir dünyada asla bilinmezliğe düşmek istemezsiniz değil mi?

Kitabımızda Odysseus, İkaros,Minotauros,Zeus,Athena ve Hermes gibi mitolojik karakterlerin olağan anlatımından kendine uyarlamıştır. Farklı bir bakış açısı geliştirerek hikayesi ile bize sunmuştur. Aynı zamanda bunun dışında Titanlar, Cadılar, Tanrılar ile dolu sihirli bir dünya var. Olymposlu tanrıların dünyasını Homeros destansılıyla aktarıyor.

Kirke karakterine gelecek olursak, Kirke yaşamı boyunca ailesi tarafından hep dışlanarak büyümüş hatta herkes tarafından izole bir yaşama mahkûm olmuş. Yalnız kalmış ve hep diğerlerinden farklı olması bunun nedeni olarak gösterilmiş. Bu farklılığın nedeni ise cadı olmasından kaynaklı. Kirke’nin kendi ayakları üzerinde durması ve kendi benliğini bulması ise kitabın birkaç bölümünden sonra gerçekleşmekte. Devam ettikçe aslında bir zamanlar Kirke’ye ihtiyacı olmayan kardeşlerinin bile işi düştüğü için ya da kendilerinin egolarını bastırmak amacıyla onu kullanmaya çalıştıklarını düşünebiliriz.

Antik Yunan tanrılarının aşk,rekabet, saray entrikalarıyla mücadele eden Aiaie Cadısı Kirke yerine Ah, Kirke olmalıymış bence senin ismin. Benim bir diğer düşüncem ise  Kirke’nin kendini bulmasındaki asıl etkenin onun ilk aşkı olan Glaukos olduğudur. Kendi aşkını bir insan olduğu ve kaybetmek istemediği için dönüştürmesi sonrasında ise ihanet ile sonlanması cidden zor okuduğum anlardandı.

Çünkü akabinde ettiği belki de üstünden geçen zamandan sonra ettiği bir söz bunu daha da açıklayıcı yapıyordu. Şöyle demişti bir keresinde:

Cadılık hakkında yanılıyorsun.” dedim ona. “ Cadılık nefretten doğmuyor. İlk büyümü Glaukos’a olan aşkımdan yapmıştım.”

Toplamda 408 sayfa ve İthaki Yayınları tarafından baskısı mevcuttur.

FULÇİÇEĞİ

10 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here