İslam Toprakları Bir Vücud Olsun

İSLAM TOPRAKLARI ARTIK BİR VÜCÛD OLSUN..

Uzak ve yakın geçmişte yaşadığımız onca olaylar karşısında anladık ki, bize bizden başka
dost yok. Ve yapılan bütün entrikaların hepsi İslam kimliğinin üzerinde oynanmaktadır.
Görmekteyiz ki, sünni, alevi, kürt, türk, mezhep savaşları ve kargaşaları gibi çok yıkıcı ve
yıpratıcı yollar hep bizi düşürmek için birer birer hazırlanmış sinsi planlardan başkası
değildir. Aydın bir görüş sahibi olursak eğer, bu tabloyu çok güzel bir şekilde okuyabiliriz.

Bugün dost imajlarını bir bir yüzünden düşüren ABD ve yandaşları karşısında Müslüman
devletleri olarak birlik adımlarını ümmet için atma zamanı gelmemiş midir. Daha kaç can,
kaç çocuk öldürülüp, kaç kadına iğrenç saldırılar yapılacak. Kaç bağıra ateş düşecek, kaç
ülkelerin başına bombalar yağacak. Sırf Müslüman oldukları için her türlü işkenceyi hak
gören bu zalim kafalara daha ne kadar susacağız.

‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ sözüne dayanarak mı yaşayacağız. Peki o yılan her
şeyi yok ettikten sonra bize gelmeyeceği ne malum. Bize dokunduğu zaman işi anlayıp, ‘
yılanın başını baştan ezmeliydik’ kanısına her şey geç olduktan sonra mı varacağız. Son
pişmanlık fayda eder mi? O mazlumların ahı çürütmez mi bizleri. Onun içindir ki
Müslümanlar arasındaki bu dağınıklığı toplamalı, birbirimize kenetlenmeliyiz.

Bir hikayeyle devam etmek istiyorum.

Zamanın birinde ormanın en güzel dağına sahip 5 inek varmış. O dağda güzel güzel geçinip
giderlermiş. Aslanlar bu inekleri yemek ve dağa sahip olmak için, içten içe arzulasalar da dağ eteklerinden yukarıya çıkamazlarmış. Düşünmüşler taşınmışlar biz bunları nasıl yeriz ve bu dağı nasıl sahipleniriz diye planlar kurmaya başlamışlar. Gel zaman git zaman akıllarına bir plan gelmiş.

Bir gün aslanın biri yukarıya doğru çıkarken bu bizim 5 inek birden üzerine yürümüş, oradan kaçmak zorunda kalmış. Uzaktan seslenerek, ‘ben size zarar vermek için gelmedim. Sadece arkadaş olmak istiyorum’ demiş.

_Bizim düşmanla işimiz olmaz diye karşılık almış. Ama aslanlar vazgeçer mi? Hem bir dağa
sahip olacaklar hem de lezzetli bir ziyafet çekecekler. Her gün hiç üşenmeden aslanın biri
gidip aynı sözleri duyarak geri dönüyormuş.

Aslanlar toplanarak bu böyle olmayacak demişler, biz onlara dost olduğumuzu gösterelim.
Nasıl demiş diğeri. Onların dağda bulamadığı lezzetli bir ot götürelim. Bizim samimiyetimize
öyle inanırlar ve arkadaşlığımızı kabul ederler. Bu plan Hepsinin aklına yatmış.Vakit kaybetmeden aslan mis kokulu otları toplayarak, dağın eteklerinden yukarıya doğru çıkmaya başlamış tam o sırada inekler üzerine yürümüşler.

Aslan irkilerek ‘durun, zarar vermek için gelmedim. Sadece arkadaş olmak istiyorum. Sizler için, mis kokulu, çok lezzetli otlar topladım.İnekler birbirlerine bakıp ‘ver bakalım şu lezzetli otunu’ diyerek yemeye başlamışlar.Gerçekten de çok lezzetli bir yiyecekmiş bu ziyafet çok hoşlarına gitmiş. Bir gün iki gün derken, günler akmış geçmiş artık aslan her gün onlara o lezzetli ottan toplayarak, ikramda bulunmuş ve aralarında samimi bir dostluk oluşmaya başlamış.

Bizim 5 inek aslanın zararsız, iyi niyetli iyi bir arkadaş olduğuna kanaat getirmişler. Bir gün
aralarında bulunan sarı ineğin işi çıkmış ve onlarla beraber olamamış. Aslanın eline iyi bir
fırsat geçmiş. Dost canlısı bir eda ile ilk planını işlemek için söylenmeye başlamış.Siz dördünüz çok güzel bir arkadaşsınız. Ne güzel, ormanın en görkemli dağı da sizin. Yalnız şu sarı inek pek sizin içinize yakışmıyor.

Onu dağdan atsanız da bu güzelim yer sadece 4nüzün olsa diye fikir sunmuş.Bizim 4 inek birbirlerine bakınmışlar, aslanın o süslü sözlerinden etkilenerek, onun fikrine onay vermişler. Ama bunu nasıl yapacağız diye düşünürken, Aslan hemen ortaya fikir sunmuş. Çok basit demiş. Benim birkaç aslan arkadaşım var. Biz gelelim ona saldıralım  ama siz hiç ses çıkarmayın. Sonrada bu güzel dağ sadece 4 nüzün olsun. Bu plan canice olsa da içlerine giren o baş olma sevdasından dolayı, bizim inekler bu planı beğenmiş. Tamam
demişler.

Ertesi gün aslanlar gelerek, sarı ineğe saldırmışlar. Sarı inek ‘kardeşlerim, aslanlar beni
öldürecekler, bana yardım edin’ diye bağırmış. Fakat kardeşleri hiç umursamamış. Bu
duyarsızlıklarına bir anlam veremeyen sarı inek, ‘ne oldu size, bana niçin yardım
etmiyorsunuz? Ben size ne yaptım? diye soru çığlıkları atsa da, hiçbiri dönüp bakmamış.
Kanının akmasını, parçalanmasını, aslan pençelerinde can vermesini izlemişler.

Soğuk kanlılıkla, yemek yemeye, aralarında hoş sohbet etmeye devam etmişler.Böylelikle hepsini bir bir avlamış aslanlar. Taaki tek inek kalana kadar. Onu da öldürmeden önce tüm planlarını tek tek açıklayarak, en acıklı bir şekilde canını almışlar…

Hikaye bu ya, ama bizim şu zamana ne kadar da benziyor değil mi? Düşmanın vaatleri ve
yardımları işte bu kadardır. Düşman sözüne güvenip dosttu bırakırsak, dosta gider, bizde
gideriz elden.Bugün yapmamız gereken en mühim şey, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmemiz.Aramıza atılmak istenen söz bombalarına kapılmamamız. Yalan yanlış haberlerle dolduruşa gelip,birbirimize düşmememiz. Sevgi, saygı ve huzurla kalın..
Yazar:Sevda Yerinde

 

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here