Merhaba sevgili canlar, Bu gün itibariyle başlayan birlikteliğimizin daim olması ümidi ile paylaşımlarda bulunacağımız yolculuğun başlangıcında heyecan içerisindeyim. Sizlerle son dönemde yaygınlaşan ve keyfine varılan örgü askından konuşalım istiyorum.

Yıllar önce okuduğum bir makalede yurtdışında bazı psikolog ve psikiyatri uzmanları tarafından rahatlama ve stresle mücadele yöntemleri doğrultusunda örgü tekniklerinin kullanıldığını okuduğumda çok şaşırmıştım. Bugün bu işten maddi kazanç sağlama çabaları içine girince bakıyorum da yorucu, zorlayıcı ancak bir o kadar rahatlatıcı ve beyini dinlendiren bir davranışmış.

Sevgili Barış Manço ‘nun “Adam Olacak Çocuk” programını hatırlar mısınız, ben hatırlıyorum da çocuklar meslek seçimlerinden önce hep keyif alacakları şeyleri söylerdi . Herkesin nasıl bir mesleği olmalı ise bence mutlaka bir hobisi de olmalı işiniz ile ilgili olması gerekmiyor. Yalnızca ruhunuza hitap etsin yeter.

Başka yörelerde var mı bilemiyorum ama bizde adım çöreği diye bir adet vardır. Yeni yürümeye başlamış bebeğe bir tepsinin içerisine çeşitli araç gereçler bırakarak bebeğin seçim yapması beklenir ve ileride o aletle ilgili mesleği yapacağına inanılır.

Ben tığ ve makası seçmişim şimdi gülüyorum buna ama çocukken öğrenilenler ve ilgilerin doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Özellikle sanatsal yatkınlığı olan bireyler okuma ve meslek sahibi olma telası içerisindeyken yönlendiren de yoksa yeteneklerini yetişkin olunca fark ediyor. Hayat telaşının içinde bazen keyif alacağı hobi edinebileceği şeyleri fark edemiyor bile…

Korona virüs ile mücadele günlerinde birçok hanım evde kapalıyken örgü işleri yapmaya merak sardı bu sıkıntılı günlerde böyle bir şeye ilgilerini yöneltmeleri kesinlikle doğru ve ruh sağlığı için faydalı bir hobi oldu. Ancak zamlar örgücüleri üzüyor, ben geçen yıldan bu yana üç zam saydım Nisan ayında yeni zamlardan bahsediliyor ancak böyle devam ederse insanlar hobilerinden vazgeçmek zorunda kalacak en önemlisi bu işten ekmek yiyen örgü sektörü demekten gurur duyduğum kesim zararlı çıkacak bunun yansıması da tabi ip firmalarına olacak. Çünkü sipariş ile örgü örüp satan çok fazla hanım var hatta aralarında beyler bile var, zamlardan sonra el emeklerini ya satamaz hale geldiler yada örmekten vazgeçme düşüncelerine kapıldılar , bu çok üzücü bence … Bu sektör yani hem ip üretimi yapan firmalar hem de bu ipleri işleyerek güzelliklere dönüştürenler desteklenmeli çünkü iki grupta aynı yerden ekmek yiyor.

Eskiden insanlar kendi hayvanlarindan çıkan yünü yıkayıp, boyayıp kendi iplerini yapardı boyalar organik , ipler %100 yün yıpranır mı hiç … Babaannemin çeyizinden yelek , hırka ve patiklerin halen taş gibi duruyor olması bu sektörün öne çıkmasıyla tüketimde ki alışkanlıklarımızın değişmesine de neden olacağı düşüncesindeyim, bir çok alanda eskiye dönüş başladı el emeği ile hazırlanan bir ürünün değeri paha biçilemez. Bunu da kim söyler, işte kullanan söyler canlar.

Son yıllarda örgü ayakkabı tasarımlarına denk gelmişsinizdir anlatmak istediğim şu ki biraz hayal ve ipiz ile bir çok güzellik yapabilirsiniz. Belki kendi ayakkabınızı tasarlamak için size bir ilham olur bu yazı belkide çok yeni başka fikirler çıkar ne dersiniz

Sizlere nasıl veda edeceğimi düşünürken aklıma uzun zamandır duymadığım bir ifadesi geldi yıllarca o kadar birleşmiş ve tam manası ile söylenmeyen bir ifadeye dönüşmüş “allasmarladik” diye söylenen ifadenin tam olarak “Allah’a ısmarladım” olduğunu idrak ettiğim yıllardan bu yana özenle harfleri yutmadan söylemeye özen gösteririm işte sizleri Allah’a ısmarlıyor ve sağlıklı, mutlu, huzurlu günler diyorum sevgiyle kalin.

Yazar: Örguseli1

11 YORUMLAR

  1. Ne kadar güzel anlatmışsınız örgüyü,örgüye verilen emeği,orgunun psikolojik olarak bize verdiği terapiyi bunun yani sıra ipliğe yapılan zamlarla örgülerimizi yapamaz duruma geldiğimizi biz örgüden ekmek yiyen kadınların sesi olmuşsunuz tebrik ediyorum ve kendim adına tamamen katılıyorum size

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here