Din Kavramı Hakkında

Valentine Günü 14 Şubat Her dinin kendisine özel ve değerli günleri vardır. Bilindiği gibi, Hz. Muhammed (aleyhisselam) son peygamber olarak gönderildiğinden beri, dinler kavramı kalkmış, bütün dinler tek din olan İslam dininde birleşmiştir.

Haksız başkaldırı yaparak, İslam dinini kabul etmeyen hristiyanlık ve yahudilik, bozgunluğa uğramış,doğruluk niteliğini kaybetmiş, tamamen batıl bir yol üzerinde devam edegelmiştir. Hak din olma onaylarını böylelikle kaybetmişlerdir. Şuanda da bu toplumlar din olarak, Allah katında da kabul görmemektedir.

Rabbi’mizin de buyurduğu gibi; “ Kuşkusuz Allah katında din, İslâm’dır.” (Âli imran sr. 19.ayet.)bizlere en açık şekilde göstermektedir ki, İslam dininin dışında kalan bütün dinler, Allah’ımızın katında değildir. Bunun içindir ki, ‘oda kendine has bir din’ diyerek kullandığımız sözcükler ve kavramlar ayeti kerimeye ters düşmekte, böylelikle inancımıza dokunmaktadır. Bir Müslüman olarak bu ve buna benzer sözlerden uzak durmamız gerekmektedir.

 Valentine Günü Nedir Nasıl Ortaya Çıktı

Gelelim, valentıne günü‘ne, valentıne; batı medeniyetinde sözcük kavramı; hoşlanılan kişi ve sevgili anlamına gelmektedir. Peki bu kimdir? Valentıne isminde hristiyan bir din adamıdır.

14 şubatın tarihçesi; Roma katolik kilisesinin inancına dayanan bir gündür. Bazı toplumlar da ise adı,Aziz Valentin Günü olarak adlandırılır. 14 Şubat 496 yılında Papa Gelasius tarafından ilan edilmiştir.

Şimdi günümüzde ise, sevgililer günü olarak adlandırılan bu gün, sadece İslam devleti olarak,Türkiye’mizde kutlanmaktadır. Çünkü, Suudi Arabistan’da resmi olarak da sevgililer günü kutlamasında kullanılan ürünlerin satışı bile yasaktır. Özbekistan, Türkmenistan, Malezya, Endonezya,İran ve Pakistan Sevgililer gününü kutlamayan ülkelerdir.

Şu hale bakın ki, hak olmayan bir din ve ona önderlik yapan adamı, yüzyıllarca tüm dillere destan et.Sonra da bu günü, ticareti hareketlendiriyor diyerek yumuşat.

Peki sorarım, bizim o kadar kandillerimiz, İslam adına değerli günlerimiz varken, başka bir inanca dayanan toplumların özel günlerini, kutlayarak taklit etmek doğru mudur? kendi din adamlarımıza ateş püskürürken, başka inanca mensup bir adamın gününü kutlamak, neyin açıklamasıdır? Bir mevlidi şerif de bile hiçbir yer süslenmezken, bu günlere gösterilen ilgi neyin kaybıdır?

Ben burada büyük bir kimlik kaybı görüyorum. Neden biz olamıyoruz? Yani kimliğimizin adamı niye olamıyoruz? Kimliğimizde müslüman yazarken, müslüman olduğumuzu iddaa ederken bu özenti aşkı  neyin kafası. Anlaması zor değil, ama üzücü, yıkıcı ve can yakıcı..

Benliğimizi bulmalıyız. Rengimizi bilmeliyiz. Biz, biz olmalıyız. Çok güzel dinimiz, değerlerimiz ve özellerimiz var ki, hayran kalmamak, sevmemek mümkün değil. Fakat bilgisizliğin cehaletinde kayboluyoruz. Farklı farklı kimliklere bürünüyoruz.

Bu da bizi, biz yapmaktan çıkarıp, kimsesiz bir yetim gibi ortada bırakıyor. Eğer kimliğimizle bütünleşirsek, yüce yürekli dedelerimiz gibi çağ üstüne çağ açabilecek güçteyiz. Yeter ki, kendimizi bulalım..

Son olarak Rabbimizin bizlere açık bir beyanla söylediği, şu ayeti kerimesiyle bitirmek istiyorum.

Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı,
bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır.Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez (Mâide Sûresi, 51. ayet)

Görüldüğü gibi, biz bizim dostumuz. Bizden başkaları bizlere dost değil ve olmayacakta.
Onun için kendi dini değerlerimizi ve günlerimizi bilelim ve yüceltelim ki, başkalarının
çıkardıklarına gözümüz değmesin… Sevgi, saygı ve huzurda kalın..

Yazar:Sevda Yerinde

6 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here